Türkiye'de mi Dubai'de mi Ev Almak Daha Mantıklı? Getiri Karşılaştırması
Türkiye ve Dubai emlak yatırımını kira getirisi, değer artışı, vergi, kur riski ve alım süreci açısından karşılaştırdık. Hangisi daha mantıklı?

Türk yatırımcının son birkaç yıldır en sık sorduğu sorulardan biri şu: parayı Türkiye'de bir daireye mi bağlamalı, yoksa Dubai'de mi? Soruyu yalnız ilanlardaki brüt oranla kurarsanız eksik cevap alırsınız. Seçilmiş, kira talebi güçlü Dubai dairelerinde yıllık brüt getiri hedefi %8-%10 bandına çıkabilir. Türkiye'de ise TL ile açıklanan brüt oran, kur ve enflasyon etkisiyle döviz bazında aynı sonucu vermeyebilir; giderler ve kur etkisi sonrası döviz bazlı efektif senaryoyu çoğu durumda %4-%6 bandında değerlendirmek daha ihtiyatlıdır. Fark yalnız yüzdede değil, gelirin hangi para biriminde korunduğunda ve hangi masraf yapısıyla elde edildiğinde ortaya çıkıyor. Bu yazıda ikisini aynı çerçevede, kavramları birbirine karıştırmadan karşılaştırıyoruz.
Kısa cevap
Döviz bazlı düşünen, mülkü uzaktan yönetecek ve yatırımını uluslararası bir portföyün parçası olarak görmek isteyen yatırımcı için Dubai çoğu senaryoda daha güçlü ve daha okunabilir bir çerçeve sunuyor. Bunun nedeni yalnız seçilmiş dairelerde %8-%10 brüt hedefin mümkün olması değil; AED'nin ABD dolarına sabitlenmiş olması, TL kira gelirinde görülebilen yıl içi döviz erimesinin yaşanmaması, işlem ve tescil sisteminin yabancı alıcıya açık ve dijital işlemesi ve profesyonel mülk yönetiminin yerleşik olması. Türkiye ise doğru profildeki yatırımcı için hâlâ mantıklı olabilir; bu yazının sonunda o profili de tarif ediyoruz.
Getiriyi doğru karşılaştırmanın dört adımı
Karşılaştırmayı bozan en yaygın hata, farklı türden sayıları yan yana koymaktır. Sağlıklı bir kıyas için dört katmanı ayırmak gerekir:
- Brüt kira getirisi: yıllık kira ÷ mülk bedeli. Reklamlarda en sık geçen ve en az bilgi veren rakam budur; hiçbir gider içermez.
- Net kira getirisi: aidat/service charge, yönetim ücreti, boş kalma süresi, bakım, sigorta ve vergi/beyan yükü düşüldükten sonra kalan.
- Değer artışı: nominal artış değil, enflasyondan arındırılmış reel artış.
- Aynı para birimine çevirme: TL bir gelirle AED/USD bir geliri ancak ortak bir para biriminde karşılaştırabilirsiniz. Bu adım atlanırsa tablo baştan yanlıştır.
Bu dört adımın hepsini uygulayan yatırımcı sayısı az; oysa nihai kararı belirleyen tam olarak bu. Dubai tarafındaki gider kalemlerinin ayrıntısını daha önce alım masrafları ve vergiler yazısında kalem kalem incelemiştik.
Pratikte bu dört katman farklı yönlere çekebilir. Brüt oranı yüksek görünen bir ünite, aidatı ağır bir kulede olduğu için net tarafta geride kalabilir; buna karşılık brüt oranı mütevazı bir daire, boş kalma süresi kısa ve yönetimi kolay olduğu için yıl sonunda daha iyi bir sonuç üretebilir. Bu yüzden karşılaştırmayı iki mülk arasında değil, iki senaryo arasında yapmak daha doğru: yıllık kira geliri, yıllık toplam gider ve elde kalan tutar üç ayrı satır olarak yazılmalı.
İkinci sık hata, tek yıla bakmaktır. Emlak yatırımının sonucunu belirleyen şey genellikle birinci yılın kirası değil, elde tutma süresi boyunca kiranın nasıl yenilendiği, aidatın nasıl arttığı ve çıkışta hangi fiyattan satıldığıdır. Bu nedenle her iki pazarda da en az beş yıllık bir ufukla düşünmek, kararı duygusal dalgalanmalardan ayırır.
2026'da getiri farkını nasıl okumalı?
Dubai'de küçük ve orta metrekareli, kiracı talebi güçlü, aidatı kontrol altında olan seçilmiş dairelerde yıllık brüt getiri hedefi %8-%10 bandına çıkabiliyor. Bu oran şehirdeki her konut için geçerli bir piyasa ortalaması veya garanti değildir. Dubai Land Department'ın 2024 yıllık raporundaki şehir geneli resmî referans %6-%8 bandıdır; doğru bina ve doğru giriş fiyatı, %8-%10 hedefini ulaşılabilir kılan asıl unsurlardır.
Türkiye tarafında Global Property Guide'ın Şubat 2026 araştırması, ilan ve piyasa verilerine dayalı brüt oranı ülke genelinde %7,32, İstanbul'da %8,17 tahmin ediyor. Fakat TL cinsinden brüt oranı, döviz bazlı yatırımcının cebinde kalan sonuçla aynı şey değildir. Aidat, bakım, boş kalma, vergi yükü ve özellikle TL'nin yıl içindeki değer kaybı birlikte hesaba katıldığında, döviz bazlı efektif/net senaryoyu %4-%6 bandında değerlendirmek daha gerçekçi bir planlama aralığıdır. Bu %4-%6, resmî bir Türkiye piyasa ortalaması değil; aynı para biriminde karşılaştırma yapmak için kullandığımız ihtiyatlı senaryo bandıdır.
Dolayısıyla aşağıdaki tabloda iki rakamın tanımı açıkça ayrılıyor: Dubai için seçilmiş yüksek getirili dairelerde hedeflenen brüt %8-%10; Türkiye için gider ve kur etkisi sonrası döviz bazlı efektif %4-%6. Bunlar aynı isimli iki istatistik değildir, fakat döviz bazlı yatırım kararı verirken yan yana görülmesi gereken iki sonuçtur. Rota Prime olarak güçlü bir sonuca varmak için rakamların türünü gizlemek yerine bu ayrımı özellikle görünür tutuyoruz.
Nominal kazanç mı, gerçek kazanç mı?
TCMB'nin Haziran 2026 Konut Fiyat Endeksi verilerine göre Türkiye'de konut fiyatları yıllık nominal %24,5 arttı; ancak aynı dönemde reel olarak %5,8 azaldı. İstanbul'da nominal artış %25,3 seviyesinde. Yeni Kiracı Kira Endeksi ise Türkiye genelinde nominal %29,2, İstanbul'da %33,4 yükselirken Türkiye genelinde reel bazda %2,2 geriledi.
Bu tablo, TL cinsinden bakıldığında güçlü bir artış gibi görünen rakamların satın alma gücü cinsinden aynı hikâyeyi anlatmadığını gösteriyor. Nominal TL artışını döviz bazlı bir kazanç gibi sunmak yaygın bir çarpıtmadır: yatırımcının cebine giren tutar TL olarak büyürken, dolar veya AED karşılığı aynı oranda büyümeyebilir. Türkiye'de yatırım yapan kişinin kendi hesabını enflasyon ve kur etkisiyle birlikte yapması, bu yüzden Dubai'ye kıyasla daha fazla emek ister.
TL kira yıl içinde dolar bazında nasıl eriyor?
Türkiye'de kira sözleşmesi TL ile yapıldığı için aynı aylık kira, kur yükseldikçe dolar bazında küçülür. Basit bir örnek: aylık 30.000 TL kira, sözleşme başında USD/TL 40 iken 750 dolar eder. Kur yıl sonunda %30 yükselip 52'ye geldiğinde aynı 30.000 TL yaklaşık 577 dolara iner; ilk aya göre dolar bazındaki düşüş yaklaşık %23'tür. Matematiksel olarak kurun %30 artması ile TL'nin dolar karşısında %30 değer kaybetmesi aynı ifade değildir. TL'nin dolar değeri gerçekten %30 düştüğünde veya kur yaklaşık %43 yükseldiğinde, aynı kiranın dolar karşılığı da yaklaşık %30 aşağı gelir.
Bu yüzden yüksek oynaklığın yaşandığı bir kira yılında, sene sonunda alınan kiranın dolar karşılığı sene başına göre yaklaşık %30 daha düşük olabilir. Yasal artış veya ara sözleşme yenilemesi bu farkı kısmen telafi edebilir; fakat sabit TL kira devam ettiği sürece döviz bazlı erime ay ay işler. Dubai'de ise AED'nin USD'ye sabit kur rejimi nedeniyle aynı AED kira, AED/USD kaynaklı böyle bir yıl içi erime yaşamaz. Elbette boş kalma, service charge ve bakım giderleri Dubai'deki net getiriyi yine düşürür; sabit kur yalnız bu özel riski ortadan kaldırır.
Dubai'de değer artışı, kira talebi ve arz riski
Knight Frank'in 2026 birinci çeyrek raporuna göre Dubai şehir geneli konut fiyatları yıllık %10,5 yükseldi. Ancak aynı rapor, büyüme hızının 2025'teki %12,7 seviyesinden yavaşladığını ve piyasanın "geç döngü" olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Bu, ihtiyatı gerektiren bir tespittir: son yılların artış temposunun aynı şekilde süreceğini varsaymak doğru değil.
Talep tarafında DLD'nin 2025 kira sektörü açıklaması güçlü bir tablo çiziyor: kayıtlı kira sözleşmeleri adet olarak %6, değer olarak %17 artarak 1,38 milyon sözleşmeye ve 126,4 milyar AED'ye ulaştı; yeni sözleşmeler %10, yenilemeler %3 arttı. Bu veriler kiracı talebinin genişliğini ve piyasanın kayıtlı yapısını gösterir; geleceğe dönük bir garanti değildir.
Diğer yandan arz riski gerçek. Yaklaşık 350.000 ünitenin 2030'a kadar teslim hattında olduğu tahmin ediliyor; bu hacmin dengelenmesi güçlü nüfus artışının sürmesine bağlı. Ayrıca teslimlerin tamamı ilan edilen takvimde gerçekleşmeyebilir; gecikmeler hem arzın yayılmasını hem de bireysel yatırımcının nakit akışını etkiler. Arz baskısının bölgeye ve ürün tipine göre çok farklı hissedildiğini unutmamak gerekir.
Bu yüzden Dubai'de karar, şehir ortalamasıyla değil bina ve mikro bölge düzeyinde verilmeli. Aynı bölgede iki kule arasında aidat, doluluk ve yenileme performansı ciddi biçimde farklılaşabiliyor. Pratik kontrol: ilgilendiğiniz binada son iki yılın kira yenileme seviyesini, boş kalma süresini ve aidat geçmişini isteyin; ayrıca yürüme mesafesinde teslim bekleyen proje sayısını sorun. Bu iki soru, tablodaki yüzdelerden daha çok şey anlatır.
AED/USD bağlantısı Türk yatırımcı için neden önemli?
BAE Merkez Bankası, dirhemin ABD dolarına sabitlendiği rejimi ve müdahale bandını 3,672 alış / 3,673 satış olarak açıklar. Türk yatırımcı açısından bunun pratik anlamı şu: Dubai'deki kira geliriniz ve mülk değeriniz dolara çok yakın seyreden bir para biriminde ölçülür. Getiri hesabınızı yaparken kur tahmini yapmak zorunda kalmazsınız; ölçüm sabit bir cetvelle yapılır.
Bunun bir maliyeti de var: AED, ABD faiz ve politika döngüsüne bağlıdır. Mortgage kullanan alıcı için faiz ortamı doğrudan hissedilir; ayrıca dolar güçlendiğinde diğer para birimlerinden gelen alıcılar için Dubai pahalılaşabilir. Yani sabit kur "risk yok" demek değil, "riskin türü farklı" demektir.
Vergi ve işlem masrafları
BAE Federal Vergi Dairesi'nin açıklamalarına göre, gerçek kişinin lisans gerektirmeyen ve işletme faaliyeti sayılmayan gayrimenkul yatırım geliri BAE kurumlar vergisi kapsamı dışında kalabilir. Bunu "Dubai'de herkes için vergisiz" diye genellemek yanlış olur: faaliyetin niteliği, ölçeği ve kişinin durumu belirleyicidir. Ayrıca Türkiye'de vergi mukimi olan bir kişinin yurt dışı gelirlerine ilişkin yükümlülükleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Türkiye tarafında GİB, konut kira gelirinde istisna ve beyan koşulları belirler. Net getiriyi hesaplarken gelir vergisi ve beyan yükünü, bakım giderlerini, boş kalma süresini ve satış aşamasındaki masrafları hesaba katmak gerekir.
İşlem tarafında Dubai'de satış tescilinde resmî dağılım alıcı %2 + satıcı %2 şeklindedir; sözleşme ve piyasa pratiği bu yükün kimde kalacağını değiştirebilir. Buna Trustee, tapu ve aracılık kalemleri eklenir. Dubai'de mülk sahipliğinin en önemli devam eden maliyeti ise service charge'dır ve binaya göre ciddi biçimde farklılaşır. "Dubai'de masraf yok" ifadesi doğru değildir; masrafların yapısı farklıdır, öngörülebilirliği yüksektir.
Operasyonel karşılaştırma: süreç ne kadar yönetilebilir?
Yatırımcıların çoğu kararını tabloya bakarak verir, ama memnuniyetini süreç belirler. Dubai'de alım, tapu tescili, kira sözleşmesinin kaydı ve mülk devri büyük ölçüde dijital ve merkezî sistemler üzerinden yürür; yabancı alıcı belirlenmiş bölgelerde doğrudan mülk sahibi olabilir. Kiralama tarafında kurumsal yönetim şirketleri yaygındır; tahsilat, bakım ve kiracı değişimi uzaktan yönetilebilir. Sürecin adım adım işleyişini Dubai'de ev nasıl alınır rehberimizde anlatmıştık.
Türkiye'de ise süreç, yatırımcının fiziksel varlığına ve yerel bilgisine daha bağımlıdır. Mikro bölge farkları büyüktür; doğru binayı, doğru kiracıyı ve doğru fiyatı bulmak çoğu zaman sahada olmayı ya da güvenilir bir yerel ekibi gerektirir. Bu bir kusur değil, farklı bir çalışma biçimidir; ancak yurt dışından yönetmek isteyen biri için ek yük anlamına gelir.
Bu farkın somut bir sonucu var: Türkiye'de kira gelirinizi genellikle her yıl yeniden pazarlamak, artış oranını mevzuat ve piyasa arasında dengelemek ve gerektiğinde tahsilat sürecini yönetmek gerekir. Dubai'de sözleşmeler kayıtlı bir sistem üzerinden yürüdüğü için yenileme ve çıkış adımları daha standarttır; ancak bu da otomatik bir güvence değildir, yönetim şirketinin kalitesi belirleyicidir. Her iki tarafta da sorulacak soru aynı: bu mülkün yıllık işletme yükünü kim taşıyacak ve bunun maliyeti net getiri hesabına girdi mi?
Sermaye verimliliği: hazır konut ve off-plan
Dubai'de hazır konut, ilk günden kira üretmesi ve gerçek aidat rakamının görülebilmesi nedeniyle ölçmesi en kolay seçenektir. Off-plan ise daha düşük bir ilk ödemeyle girip kalanı takvime yaymaya izin verir; bu, sermayeyi bölmek isteyen yatırımcı için verimlilik yaratabilir. Ancak ödeme planı bir indirim değildir: toplam fiyat, gecikme ve devir maddeleri hazır konutla birlikte karşılaştırılmalıdır. Bu dengeyi off-plan yazımızda ayrıntılı ele aldık.
Karşılaştırma tablosu
| Başlık | Türkiye | Dubai |
|---|---|---|
| Getiri çerçevesi | Döviz bazlı efektif/net senaryo: %4-%6 | Seçilmiş yüksek getirili dairelerde brüt hedef: %8-%10; DLD şehir geneli referansı %6-%8 |
| Para birimi | TL; enflasyon ve kur etkisi hesaba katılmalı | AED; USD'ye sabit kur rejimi |
| Yıl içi kira kur etkisi | Sabit TL kira, kur yükseldikçe USD bazında eriyebilir | AED/USD sabit kur; bu özel erime yaşanmaz |
| Vergi | Kira gelirinde istisna ve beyan koşulları (GİB) | Gerçek kişi yatırım geliri şartlı olarak kurumlar vergisi dışı |
| İşlem sistemi | Yerel süreç; sahada bulunmak çoğu zaman avantaj | DLD üzerinden merkezî, dijital, yabancıya açık |
| Devam eden maliyet | Aidat, bakım, vergi/beyan | Service charge belirleyici; bina bazında değişir |
| Kiracı talebi | Ağırlıklı yerel talep | Uluslararası ve kayıtlı kiracı tabanı (2025'te 1,38 mn sözleşme) |
| Likidite | Bölgeye ve fiyat bandına göre çok değişken | Aktif ikinci el pazarı; yine de ürün ve döngüye bağlı |
| Ana risk | Reel değer kaybı ve kur | Arz baskısı ve geç döngü fiyatlaması |
Örnek senaryo: 1.000.000 AED'lik bir ünite
Tamamen varsayımsal bir örnek üzerinden düşünelim. Kiracı talebi güçlü bir mikro bölgede doğru fiyatla alınan 1.000.000 AED değerindeki seçilmiş bir ünitede %9 brüt hedef, yıllık 90.000 AED kira demektir. Bu tutardan service charge, profesyonel yönetim, birkaç haftalık boş kalma ihtimali ve bakım için toplam 20.000-30.000 AED ayırdığınızda yaklaşık 60.000-70.000 AED kalır; finansman ve kişisel vergi durumu öncesinde %6-%7 civarında net getiri oluşur.
Bu bir taahhüt veya şehir ortalaması değildir; %8-%10 brüt bandı seçilmiş yüksek getirili daireler için hedef aralığıdır ve DLD'nin şehir geneli %6-%8 referansının üzerinde bir ürün seçimi gerektirir. Aynı disiplin Türkiye'ye uygulandığında; aidat, bakım, boş kalma ve vergi sonrasında kalan TL tutar bir de yıl içindeki ortalama kurla USD'ye çevrilmelidir. Bu nedenle Türkiye için kullandığımız %4-%6 döviz bazlı efektif/net bant, ilanlardaki brüt oran değil; kur ve giderlerin birlikte modellendiği ihtiyatlı senaryodur.
Türkiye ne zaman daha mantıklı olabilir?
Türkiye'de yatırım yapmak anlamsız değildir; sadece farklı bir profile hitap eder. Kendi oturacağı evi alan, mikro bölgeyi çok iyi bilen ve piyasa altı bir fırsat yakalayabilen, yenileme yaparak değer katabilecek, TL geliri olan ve giderleri TL olduğu için yerel varlık tutmak isteyen kişi için Türkiye makul bir tercihtir. Ayrıca aileye yakınlık, hızlı erişim ve yerinde denetim imkânı bazı yatırımcılar için finansal tablodan daha önemlidir.
Bu profildeki yatırımcı için Dubai'yi tercih etmek, avantajı kullanmamak anlamına gelebilir. Yerel bilgiyle bulunan bir fırsat, yüzde tablolarında görünmeyen bir değer yaratır; yenileme yapılabilecek bir daire ya da imar/dönüşüm beklentisi olan bir bölge, standart getiri hesabına sığmaz. Bizim itirazımız Türkiye'ye değil, iki pazarı aynı gerekçelerle savunmaya. Kendi durumunuz hangi tarafın güçlü yönünü kullanmanıza izin veriyorsa doğru cevap odur.
Neden Rota Prime'ın görüşü Dubai yönünde?
Bizim tercihimiz bir üstünlük iddiası değil, bir uygunluk değerlendirmesi. Döviz bazlı düşünen Türk yatırımcı için Dubai; sabit kur rejimi, geniş ve kayıtlı kiracı tabanı, yabancı alıcıya açık dijital tescil sistemi, gerçek kişinin yatırım gelirine ilişkin şartlı vergi konumu ve yerleşik profesyonel yönetim ekosistemiyle daha okunabilir bir çerçeve sunuyor. Buna karşılık geç döngü fiyatlaması ve arz baskısı gerçek risklerdir; bu yüzden bölge, bina ve geliştirici seçimi kararın belirleyici kısmıdır. Bu bakış açımızı 2026 piyasa değerlendirmemizde de paylaşmıştık.
Karşılaştırma yaparken brüt kira oranını tek başına sunmuyoruz; altında kalan service charge'ı, boş kalma süresini, yönetim ve bakım maliyetlerini çıkarıp net getiriye kadar indiriyoruz. Aynı şekilde arz fazlası, teslim gecikmeleri, kur oynaklığı, likidite ve proje-bazı riskleri de saklamıyoruz. Yukarıdaki tabloda "ana risk" sütununu bu yüzden ayrı tuttuk; Dubai'nin daha okunabilir bir çerçeve sunduğunu söylemek, risklerin olmadığı anlamına gelmez.
Buraya kadar okuduğunuz gibi Türkiye'nin daha mantıklı olabileceği senaryoları da açıkça yazdık. Kendi oturacağı evi alan, mikro bölgeyi iyi tanıyan veya TL geliriyle yerel varlık tutmak isteyen biri için Türkiye doğru bir tercih olabilir ve bunu bir dezavantaj olarak sunmıyoruz. Amacımız herkese her projeyi önermek değil; bütçenize ve hedefinize uymayan bir projeyi elemek de danışmanlığımızın parçasıdır. Hızlı bir satış kapatmak değil, rakamları anlayarak kendi doğru kararınızı vermenizi kolaylaştırmak istiyoruz.
Son karar kontrol listesi
- Getiriyi brüt değil net hesapladınız mı; iki pazarı aynı para biriminde mi kıyasladınız?
- Binanın gerçek service charge geçmişini ve beklenen bütçesini gördünüz mü?
- Bölgedeki yakın teslim takvimini ve arz baskısını kontrol ettiniz mi?
- Off-plan ise ödeme takvimini kötü senaryoda da sürdürebilir misiniz?
- Kira yönetimini kim yapacak; tahsilat ve kiracı değişimi nasıl işleyecek?
- Vergi mukimliğiniz açısından durumu bir uzmanla teyit ettiniz mi?
- Alım ve elde tutma masraflarının tamamını listelediniz mi? Bilinmesi gereken 10 madde bu kontrol için iyi bir başlangıç.
Süreci birlikte kolaylaştıralım
Dubai'de ev almak uzaktan bakıldığında karmaşık görünse de doğru ekip ve doğrulanmış proje ile süreç beklenenden çok daha kolaydır. Rota Prime olarak bütçe ve hedef analiziyle başlıyoruz; bölge ve geliştirici seçimini birlikte daraltıyor, DLD ve proje kayıt kontrollerini yapıyor, rezervasyon ve SPA aşamasını takip ediyor, ödeme takvimini hatırlatıp teslim sürecini yürütüyor, ardından kiralama ve mülk yönetimi koordinasyonunu sağlıyoruz. Hiçbir aşamada getiri taahhüdü vermiyoruz; verdiğimiz şey, kararın doğrulanabilir bilgiyle alınması.
Hizmet kapsamımızı Hizmetlerimiz bölümünde görebilir, kendi durumunuza uygun bir değerlendirme için iletişim formunu doldurabilirsiniz. Sık sorulan konular için SSS sayfamız da yardımcı olabilir.
Bu konuyu kendi yatırım hedeflerinize göre değerlendirmek ister misiniz?
Kaynaklar
- DLD — 2024 Yıllık Raporu (brüt kira getirisi bandı, PDF)
- DLD — 2025 kira sektörü büyümesi (basın açıklaması)
- Knight Frank — Dubai Residential Market Review Q1 2026 (PDF)
- TCMB — Konut Fiyat Endeksi ve Yeni Kiracı Kira Endeksi, Haziran 2026 (PDF)
- Global Property Guide — Türkiye konut fiyat ve kira getirisi araştırması (Şubat 2026)
- BAE Merkez Bankası — para politikası ve yurt içi piyasa operasyonları (sabit kur rejimi)
- BAE Federal Vergi Dairesi — gerçek kişilerde kurumlar vergisi kapsamı
- DLD — Property Sale Registration: belgeler, e-NOC, alıcı/satıcı ücretleri, tapu
- GİB — kira geliri istisnası ve beyan koşulları
- DLD — Sıkça sorulan sorular (tapu, Trustee, devir)
Veriler 9 Ağustos 2026 itibarıyla kontrol edilmiştir. Dubai %8-%10 oranı seçilmiş yüksek getirili daireler için brüt hedef aralığıdır; DLD şehir geneli resmî referansı %6-%8'dir. Türkiye %4-%6 oranı resmî piyasa ortalaması değil, gider ve kur etkisini içeren döviz bazlı efektif/net senaryodur. Sonuçlar mülke ve döneme göre değişir; yazı yatırım, hukuk veya vergi danışmanlığı değildir.
